İlaçlardan Bağımsız bir Yaşam için

Holistik NT

ÖZET

Beynimiz;  genetik, kişilik ve yaşam boyu edinilen bilgi birikimiyle donanmıştır.
Kişilere ve olaylara kendine özel geliştirdiği duygu, düşünce ve davranış ile tepkiler verir.
Üretilen her duygu enerjidir, frekanstır, titreşimdir.
Duygular üretildikleri beyinden ilgili organlara geçerek orada birikir.
Önce birikilen bölgede işlev bozukluğuna yol açarak çeşitli yakınmalar oluşturur.
Sonradan olumsuz duygusal enerji birikim oranına bağlı olarak hastalıklar ortaya çıkar.
Holistik NT, beyin ve bedende biriken olumsuz duygusal enerjiyi nötralize etmek amacıyla uygulanan bir terapi yöntemidir.

2 temel elemanı vardır; Enneagram ve YNSA (Yamamoto New Scalp Acupuncture)
İlk muayenede Enneagram kişilik analizi ile duygu değerlendirmesi ve xstres adını verdiğimiz “farkında olunmayan duygusal stres” saptanır.

Xstres ile hem sıklıkla farkında olunmadan üretilen duygusal tepkiye farkındalık sağlanır, hem de akupuntur uygulamasına rehberlik eder.
YNSA kafa akupunkturudur.

  • El, kol ve boyun muayenesi ile duyarlı olan beyin ve beden bölgeleri saptanarak ilgili kafa noktalarına akupunktur iğnesi takılır.
  • 20 dk dinlenme odasına alınır.
  • İlk muayene ve seans ortalama 45 dk. sürer.
  • Sonraki seans sayıları ilk seans ardından belirlenir.
  • Seans sayısı tamamen kişiye özeldir.
  • Ortalama 3 seans önerilir.
  • Ardından gerek görülürse 15 gün, 1 ay, 3 aylık seans takipleriyle devam edilir.
  • Her seans kendi başına bir terapidir.
  • Her seansın etkisi hemen başlar ve kalıcıdır.
  • Her seansta en son biriken olumsuz enerji atılır.
  • Soğan kabuğu soyar gibi her seansta bir kabuk atılır.
  • Sonraki seansta sıklıkla bir kaç yıl öncesi birikimle karşılanılır.
  • Her seans kişiye özel, her seans farklı ve etkilidir.

21 yaşında başağrısı ve gerginlik ile 2 seans alan genç kız, 3.seansa geldiğinde muayenesi tamamen normaldi ve seansa gerek gorülmedi.
65 yaşındaki hastam ilk seansı öfke duygusu ağırlıklı iken 5.seansında tamamen korku üzerine çalışıldı.

HOLİSTİK NÖROLOJİK TERAPİ

Nasılsın? İyi misin?

Hal hatır sorarken aslında beynimizin halini sorgularız.
Beynimizin içinde bulunduğu halin diğer bir anlamı bilinç düzeyidir.
Bilinç düzeyinin isteğimizle sağlayabileceğimiz en iyi hali “dingin” haldir.
Dingin bir beyin bulunduğu ortama odaklanmıştır.
Tüm algıları açıktır.
Farkındadır.
An’dadır.
Aktif gözlemci halindedir.
Gördüğü, işittiği, kokladığı, tattığı ve dokunduğuyla uyum halinde, tepkisizdir.
Yargılamaz, kıyas etmez, kabul halindedir.
Dinginlik tüm bedene hafiflik ve rahatlık verir.
Huzur halidir.
Sağlık halidir.

DUYGU

Dinginlik halini bozan temel etmen duygudur.
Duygu, dışarıdan gelen bir etkiye ya da kendi düşüncemize karşı ürettiğimiz tepkidir.
Duygu tepkidir.
Beynimiz tarafından üretilir.
Duygu oluştuğu anda dinginlik bozulur.
Duygu, güzel ya da hoşa gitmeyen olsun, farketmez.
Her türlü duygu dinginliği bozar.

Farkında olan insan çabuk toparlayarak tekrar dingin hale geçebilir.
Bunun için hazırlıklı olmak (antrenmanlı olmak) gerekir.
Bakınız farkındalık egzersizleri

BİLİNÇ DÜZEYİ

Duygu enerjidir.
Duygunun açığa çıkmasıyla birlikte bilinç düzeyi dingin titreşimden ilgili duygu titreşimine geçer.
Böylece bilinç düzeyi nötr (duygu yüksüz) halden negatif yüklü hale düşer.

Bilinç düzeyleri

0 Dingin, nötr, farkında, huzurlu
-1 Keder
-2 Öfke              Korku
-3 Gurur         Kaygı
-4 Kin              Suçluluk
-5 İhtiras      Kıskançlık
-6 Eziklik
-7 Pişmanlık

Duygu ve bilinç düzeyi ilişkisi her kişide kendine özel değerlendirilmelidir.
Çünkü her birey kişilik özelliklerine göre farklı baskın duygulanım içindedir.
Kimi kolay öfkelenmez ama öfke ile -7 olabilir.
Kimi kolay öfkelenir -2 olabilir.
Ölçekleme kişiye özel olmalıdır.
Bu ölçekleme örnek olarak verildi.

Duygusallık ile dingin halini kaybeden bilinç, geldiği düzeye uygun duygu, düşünce ve davranış üretecektir.
Dinginlik halinde insanları birbirinden ayıran farklar sanki hiç önemsenmez iken bilinç düzeyi azaldıkça farklılıklar belirgin hale gelecektir.
Gözler çirkin görecek.
Sesler rahatsız edecek.
Beyin ve beden sistemi dengesini kaybedecektir.

Ne yazık ki insanların büyük çoğunluğu daha iyi bir hal olduğunu farkedemeden düşük bilinç düzeyinde yaşamaktadır.

Hayata gösterilen tepkinin oluşturduğu olumsuz duygusal enerji insanları belirli bir bilinç düzeyinde tutmakta, daha iyisini deneyimleyemeyen insanlar bulundukları düzeyi belirli kabullere inanarak beyinlerini kitlemektedirler.

Bulunulan bilinç düzeyi, kendine uygun düzeyin duygu, düşünce ve davranışlarının etkisiyle yaşamlarını o düzeyde muhafaza etmeyi öngörür.

Bu nedenle farklılıklara karşı tepkilidir ve kabul etmez.

Hoşgörü, merhamet, alçak gönüllülük gibi erdemler bilinç düzeyi azaldıkça kaybolur.

ALIŞKANLIKLAR  BAĞIMLILIKLAR

Bilinç düzeyi azalmasıyla oluşan kaygı, korku, öfke vb. duyguların rahatsızlığından kurtulmak için başvurulan yöntemin ismi alışkanlık ve bağımlılıktır.
Beyin, deneyimlerle öğrendiği haz bölgesini uyarıp zevk veren madde, durum ya da olayları bilir.
Aslında amaç bilinç düzeyini artırmak, içinde bulunulan hal’den kurtulmaktır.
Beyin ezberleriyle çalıştığından doğru yanlış ayırımı yoktur.
Ne deneyimlemişse onu bilir ve otomatik bir biçimde uygular.
Şeker yemek ya da paraşütle atlamak iyi hissettiriyorsa öyle yapar.
Tutku ile bağlanmakta öyledir.
Kendini iyi hissettirene gelişen bağımlılıklar (sex, para, seçici olmak, yemek, içecek, madde bağımlılıklarından kişilere, ortamlara karşı gelişen bağımlılıklar) kısaca olmazsa olmaz dedirten her şey insanoğlunun düşük bilinç düzeyinde yaşadığının göstergesidirler.

BİLİNÇ ALTI-ÜSTÜ-DIŞI

Gerçekte yaşanılan tek bir bilinç hali vardır.
O bilinç düzeyine göre algılar, değerlendirir, tepki verir ve yaşarsınız.
Hepsi bu…

Değişen bilinç düzeylerini anlamlandırmaya çalışanlar bilincin dışından, ötesinden söz ederler.

ZAMAN’I BİLİNÇ OLUŞTURUR

Dingin-nötr bilinç düzeyinde kişi an’dadır.
Biliç düzeyi azaldıkça an’lar çoğalır, zam’lanır, zaman olur.
An’lar hatırlanır, geçmiş oluşur.
An’lar öngörülür, gelecek oluşur.

Oysa gerçekte sürekli an’da yaşayan insan, sadece dingin halde iken bunun farkındadır.
Bilinç durumu azaldıkça beyin zaman yaratır.

HASTALIKLAR

Dinginlik kaybı ile oluşan her duygu, bedende enerjik yönden kendine uygun bulduğu doku ya da organda birikir.

Klasik bilgiler ışığında duyguların öncelikli etkilediği organlar :

Öfke, kin, nefret, suçluluk, inat Karaciğer, Safra Kesesi
Tüm duygular ve özellikle aşırı sevinç Kalp
Korku, eziklik, kaygı Böbrekler, İdrar Yolları, Üreme Sistemi
Hoşgörüsüz, katı, ben merkezli Mide, Kalınbarsaklar
Üzüntü, keder, alınganlık, takıntılı Akciğer, Dalak

Bu tablodaki bilgilerde genel olup değerlendirme (muayene ile) her zaman kişiye özel olmalı, kişilik özellikleri (ve xstres) ön planda tutulmalıdır.

DUYGU VE HASTALIK

Üzüntü hissetmeyen insan yoktur desek yalan olmaz.
Üzüntü duygusunun olumsuz enerjisi sıkça solunum yollarında birikir.
Duyarlı hale gelen burun, boğaz dokuları soğuk etkisiyle işlev bozukluğuna uğrayarak nezle, grip adı verilen belirtileri gösterir.

Diğer tüm solunum yolu hastalıkları üzüntüye ek olarak biriken diğer duyguların etkisiyle gelişir, astım, tüberküloz, akciğer kanseri dahil…

Biriken olumsuz enerjinin belirli bir sınırı aşmasıyla dokudaki işlevsel bozukluk görsel bozukluğa dönüşerek kitle oluşur: Multipl Skleroz, Kanser, Gut vb.

Korkunun olumsuz duygusal enerjisi böbrekte taş oluşumunun sebebi olabilir.

Gurur, kibir, öfke, korku vb. birleşik duygular kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları sebebi olabilirler.

İnsanların çoğunluğu düşük bilinç düzeyinde olduklarından;

  • Alışkın oldukları konuların peşinde, sürekli arayış ve beklenti halinde
  • Beyin ve bedensel yetersizlik nedeniyle çabuk yorulan, ağrılı, uykusuz, mutsuz, düşünceli , bıkkın …
  • Hoşgörü, anlayış, sevgi, saygı vb. erdemlerden yoksun haldedirler.

MERİDYENLERDE AKAN YAŞAM ENERJİSİ
GÖRÜLMEYEN BEDEN ARINMA SİSTEMİ

Uzak doğuda bin yıllardır bilinen meridyen sistemini Geleneksel Çin Tıbbı uygulamalarında temel alır.
Meridyen sisteminin içinde aktığı yaşam enerjisi bedende biriken olumsuz duygusal enerjinin ana temizleyicisidir.

İşlevi bilinç düzeyi ile orantılıdır.
Dingin bir halde arınma işlevi normaldir.
Bilinç düzeyi azaldıkça arıtma gücü azalır.
Akupunktur yöntemi ile meridyenin yüzeye çıkan noktalarıdan iğne ile uyarılarak, bölgede ve diğer ilişkin alanlarda akımın artırılması ve yaşam enerjisinin anlık güçlendirilmesi amaçlanır.
Kulak, saçlı deri, el ve ayak gibi alanlarda akupunktur ve meridyen ilişkili mikrosistemlerle de uygulamalar yapılmaktadır.
Nörolog olarak bir mikroakupuktur sistemi olan kafa akupunktur (YNSA) uygulamasını tercih ediyorum (Nöropunktur).

ARA ÖZET

Beyin; görmek, işitmek gibi.. 5 duyu ile dışardan gelen etkiye ve içerde oluşan düşünce, açlık, cinsellik gibi.. durumlara tepki verir.

Bu tepkiyi beyin oluşturur.

Adı, duygudur.

Enerji, titreşim, frekanstır.

Beyin ve bedende birikir.

Biriktiği bölgenin ve/ya da meridyenlerin işlevini etkiler.

Meridyenler bölgesel ve genel duygusal enerji arınması yaparlar.

Bilinç düzeyi dingin, nötr olan beyinlerde arınma hızlanır.

Duyguların olumsuz enerji birikimi arttıkça bilinç düzeyi azalarak ilgili bölgelerde yakınmalar ortaya çıkar.

Dışardan alınarak bilinç düzeyi artırıcı madde, yiyecek, içecek, kişiler, olaylar vb.. durumlar için insanlar alışkanlık kazanmış, bağımlılık gelişmiştir.

Duyguların birikimiyle gelişen bilinç düzeyi düşüklüğü, psikolojik ve bedensel olumsuzlukların ana nedenidir.

Holistik NT’de amaç biriken olumsuz duygusal enerjileri boşaltmak ve duygu oluşumuna farkındalık geliştirerek sağlığın yeniden kazanılması ve korunmasına yardımcı olmaktır.

XSTRES
FARKINDA OLUNAMAYAN DUYGUSAL STRES

Sinirlenmek, üzülmek ya da uykusuzluk stres olarak bilinir.
İnsan neden sinirlenir?
Sevmiyorum, istemiyorum, haksızlık vb. söylemlerin altında çok daha temel bir sebep vardır.
Buna xstres adını verdik.

Nedensiz korku duymak, nedensiz eziklik duygusu, nedensiz özgüven eksikliği… “Neden ben böyleyim, bu hale nasıl geliyorum” sorusunun yanıtını ve xstresin ne olduğunu Enneagram kişilik analizi açıklık getiriyor.

Enneagram, sufilikte insanı tanıma amaçlı kullanılan, unutulmaya yüz tutmuş kadim bir bilgelik iken 1 asır önce Gurdjieff tarafından Yakın Doğu’da bulunan Salman Kardeşliği Dergahında keşfedilip batıya taşınan ve geliştirilen bir kişilik analizidir.

Enneagram’a göre Tek olan varlıktan ayrı düşme sonucunda O’na geri ulaşma gayretinde olan beynin ürettiği yol rehberine kişilik denir.

9 farklı kişilik tipi tanımlanmıştır.
Her kişilik tipinin kendine özel hayata bakış tarzı vardır.
İnsanların çoğunda kişiliğin sağlık düzeyi (bilinç düzeyi)stres sebebiyle normalin altındadır.
Bu durum kişinin farkında olmasına-kendini bilmesine engel olur.
Kendi bilinç düzeyi düşüklüğünün farkında değildir.
Xstres özelliği bilinerek hem farkındalığın artması hem de akupunktur noktalarının belirlenmesi amaçlanır.

Örnek

Enneagram tip 4

Xstres, diğer bir değişle kişinin farkedemediği duyguları kıskançlık ve kibirdir.
Dikkati sürekli olarak “kendinde neyin eksik” olduğundadır.
Yapamadıklarını yapanları, olamadıklarını olduranları görünce kıskançlık duygusu gelişir farketmeden, inceden inceye…
Beyin eksikliği sezer ve ardından gelişen kıskançlık duygusu bilinç düzeyini olumsuz yönde etkiler.
Kişi bu durumu bazen fark eder, her insan kıskanır ben de, diye düşünür.
Ama sıklıkla farkedemez.
Beyninin farkettirmeden sahnelediği bu kıskançlık oyununda kendisi adeta figurandır.
Ona sadece bilinç duşükluğu, ve olumsuz enerji birikimi ile uğraşmak kalır.
Eleştirel bakış açısına sahiptir.
Kolay kalp kırar, pişman olur.
Çoğunlukla farkında değildir.
Bilinç düzeyi azaldıkça farkındalık daha da kaybolur ve kıskançlık; melankoli, eziklik, yoksunluk ve depresyona yol açar.
Ömrü değişken duygu durum halinde geçer.
Alınganlık, suçluluk, özgüven eksikliği..
Sonra birden neşeli bir haberle içine girilen duygu çoşkunluğu kibir duygusunu pompalar.
Kibirle sinirli, tepkili bir hale dönüverir.
Bir kefesinde kıskançlık, diğer kefesinde kibir olan bir beyin terazisinde yaşamlarını geçirirler.
Sıklıkla mesane, safra kesesi ve kalp meridyenlerine ait duyarlılık bulguları gösterirler.
Klinik gözlemim, özgüvenlerini çabuk kaybeden bu kişilerde multipl skleroz hastalığının daha çok görüldüğü yönündedir.

OTOİMMÜN-BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ- HASTALIKLARI

Olumsuz enerji birikimi sebebiyle işlevi farklılaşmış olan dokuların bağışıklık sistemi tarafından yabancı olarak algılanması ve bu dokulara saldırmasıdır.

 Bağışıklık sisteminin aktif olmadığı hastalık yoktur.

 Örnek;

Kalp krizi, inme, romatizmal hastalıklar

Olumsuz duygusal enerji damarlarda birikir.
Damar dokusu farklılaşarak önce işlevi ardından otoimmün sistem devreye girmesiyle yapısı bozulur.
Romatizmal damar hastalıkları ve damar sertliği oluşur.

OLUMSUZ ENERJİ BİRİKİMİNİN ETKİSİNE BİR ÖRNEK

Sindirim sistemine dahil mide, ince bağırsak, karaciğer, safra kesesi, dalak, kalın bağırsak organlarıyla etkileşen aynı isimde meridyenler tüm bedeni kaplayan ağ sistemi halinde yapılanmışlardır.

Bu organlarda biriken duyguların olumsuz enerjileri;

  1. Sindirim esnasında organ işlevlerinin bozulmasına neden olurlar.
  2. Bu organlarda yerleşik ve faydalı olan mikroorganizmaların yaşam alanı bozulur.
  3. Sağlıksız sindirim sonucu faydalı mikroorganizmalar yeterli gıdayı alıp gerekli vitamin ve enzimleri üretemez.
  4. Mikroorganizmalar uyum sağlamak için farklılaşır, patojen-zararlı hale gelir.
  5. Vitamin, mineral, enzim eksikliği ile beraber salgıladıkları toksinlerle özellikle beyni etkileyerek iştah değişiklikleri, uyku sorunları, allerjik sorunlar, unutkanlık vb. yakınmaların yıllar içinde gelişmesine sebep olabilirler.

Eksik olan vitaminleri dışarıdan tamamlamak çözüm değil, destektir.

Beyin ilaçlarını kullanmak çözüm değildir.

Hastalık düzeyi ne olursa olsun olumsuz duygusal enerji birikiminden arınmak gerekir.

HOLİSTİK YAKLAŞIM

Duygu, düşünce ve davranış biçimlerinin tümü psikoloji, sorunları ise psikiyatri ile ilgilidir.

Kısaca bilinç düzeylerine ait belirtiler ilgi alanlarıdır.

Holistik, bütüncül anlamındadır.

Beden hasta ise psikoloji de hastadır.

Akıl, beden, psikoloji vb. tüm tanımlar insanın tek olan bütünlüğünü anlatır.

İnsan herşeyi ile bir bütün olarak değerlendirilebilirse anlaşılabilir.

Sadece kalp hastalığı ya da psikolojik denerek tanı koymak bütünlüğü böler, gerçeği maskeler, hedef saptırılır.

Sonuç ne olursa olsun hastalık sebebi olumsuz negatif duygusal enerjidir.

Sonuç kalp, böbrek, ya da göz olabilir.

Her durumda tedavinin öncelikli amacı olumsuz duygusal enerjiden arınma olmalıdır.

Muayene sonucuna göre çeşitli destek yöntemleri uygulanabilir.

İnsan bir bütündür.

Tanı koymadan
Kişiye özel
Bütüncül iyileştirilmelidir.

İletişim

Bahçeşehir 2. Kısım, Süzer Blv. Gül aptNo:07/A9 D:2 Süzer Bulvarı 34488 Bahçeşehir/İstanbulTel: 0533 349 66 69Email: iletisim@holistiknt.com

Çalışma Saatleri

Salı - Pazar 10:00 - 17:00Pazartesi Kapalı

HolistikNT © 2019  Tüm hakları saklıdır.

×

Merhaba. Dr Güçlü Ildız ben.

Uygun olduğum an size geri döneceğim.

Nasıl yardımcı olabilirim?

× WhatsApp